23 Ocak 2014 Perşembe

2014'ÜN İLK KITABI // DÜĞÜN HEDİYESİ



Kitap okumayı biliyorum ki seviyorsunuz. Ben de ne kadar zaman ayıramasam da elimden geldiğince okumaya çalışıyorum. Kitaplarda benim tek tercihim romantik/komedi. Diğer tür kitapları okumayı pek tercih etmiyorum. Hayatın yeterince karışık,siyasi olayların can sıkıcı,bilim kurgu/fantastik konuların ilgimi çekmeyişi gibi nedenlerle başkalarının hayatlarına kimi zaman bir damla göz yaşı akıtarak ya da ufak bir tebessümle ortak olmayı seviyorum. Bu hayat ister gerçek ister hayali olsun önemli değil.

Düğün Hediyesi de tam da benim sevdiğim tarzda bir kitap. Kitap ön yüzünde bir düğün..bir hediye..imkansız bir aşk yazıyor ya bu kitapta imkansız denilen aşk gerçek oluyor. Öyle çetrefilli dallas hikayeleri gibi deil. Karışık olayları dolandırmadan anlatan bir dil. Bir günde bitirdiğime göre sanırım dili de akıcı.
Tek sevmediğim tarafı sonu. Giriş gelişme bölümleri güzel,evyah neler olacak acaba dedirtirken sonu çok tuhaf bitti. Aaa ne oldu bitti mi şimdi. Eeee ne çabuk ne basit dedirtti bana.
Konusunu anlatıp anlatmamakta kararsızım da kısaca şöyle diyim. Hayatını yemek yaparak kazanmaya çalışan ve kendince küçük bir dükkanı alan bir bayanın bu konuda üstad olan tv programcısı eleştirmenin restoranı ile ilgili yaptığı olumsuz yorum sonucu bayanın restoranı kapanıyor. Gel gelelim bu iki kişi bir şekilde bir işte buluşuyorlar ve olaylar,aşkları,ufak entrikaları derken hemencecik aşklarını onaylıyorlar ve kitap bitiyor. :)

Yani imkansız aşk yokmuşu anlıyorum ben. Hatta bana sorarsan aşk da yok. Olmasın da zaten. Çünkü benim aşk dediğim zaman hep yarım kalınmışlık ve hüzün gelir aklıma.  Benim için hayatta bağlılık var aşk yerine.
Sahiplenme var. Gözünün gördüğünden öte gönlüne yatan  var.  Fazlaca da mücadele var.
Ve tabi etraftaki herkesin imkansız dediği bir ilişki vardı. İmkansız diye bir şey yok. Olsaydı ben eşime kavuşamazdım. :)
*Hikayemizi bilenler bilir.Tam 5 sene ayrı gayrı (farklı şehirlerde)yürüttük mücadele ederek. Kimse inanmadı. Ama insan gerçekten sevildiğini,değer verildiğini hissediyorsa tamamdır . En azından benim için öyle. İçinde yalan yoksa, sevdiğini sadece dile getirmekle yetinmeyip ne kadar uzakta olursa olsun bana bunu hissettirebiliyorsa, bana kendi olduğu gibi gelmişse. Ben o insan için dünyaları sırtıma alır da o yüke gık demem. Demedim de demedik de.

Sizin de imkansız diye saydığınız bir aşk varsa o aşk değildir BENCE.


3 yorum:

Dolap Perisi dedi ki...

Ben de bu yıla güzel kitaplar okuyarak başladım ama şimdi bu kitabı da merak ettim doğrusu.Elimdekiler bitince okumayı isterim.

*ssdesignbutik dedi ki...

bencede ne kadar uzak olduğu mühim değildir bri sevgi için... önemli olan onu hissetmekte : ) güzel yazmışsın canımm

AYSEL KAYA dedi ki...

dolap perisi ; yani romantik komedi seviyorsan bir çırpıda bticek kitaplardan canım.

senemcik aynen canım ...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...