7 Kasım 2016 Pazartesi

İZMİR NAZARKÖY GEZİ GÜNLÜĞÜ




   Merhaba ;

   Sizi bilmem ama ben kadere de nazara da fazlasıyla inananlardanım. Bizim evde bir şeyler kırıldığında sakarlığın üstünde denmez de 'nazar çıktı nazar' derler :) Ya da Asya huysuzlandığında , hastalandığında mikroplar en son aklımıza gelir. Ufacık bir boncuğa olan inançla kendimize enerji yükleyip güç almak da bizim işimiz.
Bu kadar nazara inanan biri olarak Nazarköy'e uğramasaydım kesin başıma bir şey gelirdi :)
   Geçtiğimiz haftasonu havalar iyice serinlemeden mevsimin son gezilerini yapalım,aynı zamanda daha önce uğramadığımız bir yere gidelim diye rotamızı Nazarköy'e sonunda  çevirdik.
Nazarköy İzmir'in Kemalpaşa ilçesine bağlı 29 köyden biri ve bu köy geçimini cam boncuk işleyiciliği ile kazanıyor.İlk girişte yol kenarına bırakılmış araçlar görebilirsiniz ama tavsiyem aracınızı biraz daha ilerleyince tam köy girişindeki otoparka bırakmanız.

  Köyün girişinden başlayan bir çarşı kurulmuş, minik şirin dükkanlarda ağırlıklı cam ve boncuklardan olan süs,hediyelik eşyaların satışı yapılıyor. Turistik amaçlı olmasına rağmen fiyatlar çok çok makul.




 Nazarköy'ün güzel boncukları içimizi açsa da bizim en güzel boncuğumuz tabiki tartışmasız Asya.  Bir maşallahınızı alırım,nazar değmesin diye :)



   O güzel boncuklar evimize gelinceye kadar aslında çok büyük bir emekten geçiyorlar. Dile kolay tam 1200 derece sıcaklık. Önce camlar erimesi için hazneye atılıyor. Her ustanın rengi  başka , kendi renklerini de cama katıp başlıyorlar şekil vermeye . İki çubukla yapılıyor tüm boncuklar. Kalın olanla boncuğun gövdesi hazırlanıyor, ince çubukla ise gövdenin üzerinde renklendirme yapılıyor.

        Köyde gezerken göreceğiniz birbirinden güzel manzaralar mevcut. Duvarlara işlenmiş motifler, doğanın çeşitli renkleri, şirin köy evleri...





Çocuklu ailelerin de rahatlıkla gidip gezebileceği , boncuk işleme atölyelerinde çocukların hayal gücünü zenginleştirmeleri ,tablet ve internetten uzak doğaya iç içe geçirilecek güzel zamanlaın paylaşımı için yolu düşenlerin uğraması nacizane tavsiyemiz olan şirin Ege köyü Nazarköy.

Boncuk ustalarının boncuğu işledikleri videoyu görmek için instagram hesabımı ziyaret edebilirsiniz.

İnstagram kullanıcı adım : aycel_kaya

2 Ekim 2016 Pazar

BURUN AMELİYATI MACERAM




Merhaba;
2 yıllık aradan sonra tekrar burdayım :o



Tam 11 yıl önce deviasyon teşhisi konup ameliyat şart dendiğinde ''hadi ordan ben iyiyim'' dedim.Ve her geçen yıl iyim dedikçe kötüleştim.
Deviasyon sebepli sol burun deliğimden hiç nefes alamıyordum. Ameliyatımın öncesinde de sağda et olduğunu da görünce kendi kendime kızım sen baya baya nefes almak için çırpınıyosun dedim ve doktorumla ameliyat günü için anlaştık.Şanslıydım çünkü yıllardır hep ertelediğim ,korkudan ertelediğim ameliyatım için ilk tedaviden 2 gün sonrası için randevu alabilmiştim.Ben vazgeçsem mi napsam demeye kalmadan ameliyat günü geldi çattı.

Kontrol günü gecesi (21.12.2015)stresten hiç uyuyamadığımı itiraf edebilirim,tüm gece nette burun ameliyatı geçirenlerin bizzat paylaşımlarını aradım durdum. Milyon tane doktorun hiç morarma olmaz ağrısız sızısız ,yeni teknoloji laflarıyla dolu bir ton video izleyip içime sinecek gerçek ameliyat olanların deneyimleriyle ilgili çok bilgi bulamadım. Bu yazıyı yazmamın sebebi de bu aslında. Gün gün tutabildiğimce yazıyı hazırlayıp ,geçirilebilecek tüm evrelerden geçip paylaşıcam. Belki benim gibi saatlerce ıyy,aayyhh,allahım bu ne nasıl olcak demeden deneyilerimden kendinizce bir cesaret alabilirsiniz :)

Neyse 22.12.2015 Salı günü bir önceki gecenin uykusuzluğunun verdği yorgunluk ve battı balık yan gider duygusuyla güzel bir uyku çektim.Ameliyat 23 ü sabahı olacağı için de şanslıydım geceden aç kalıp sabah kahvaltı yapmadan ameliyata gireceğimden gün içinde ne yesem ne içsem stresim de olmadı :)   Vesselam geldik mi odaya hemşire maviş maviş ameliyat elbisesini verdi, ben  bir tuhaf bir titreme derken sakinleştirici verince uzandım biraz kestirmişim. Hadi gidelim mi diye geldiğinde sandalyeye oturuşumda Asya'yı doğuma giderken ki gibi garip hissettim. Ameliyat sonuçta bir soğuk..
Çok acıtasyona gerek yok sakinleştiriciden zaten kafa bir milyon diri diri kescez deseler hee dicek durumdasın. Ameliyathane kapısında sandalyeden biri elini uzattı ameliyat masasına yatırdı. Tansiyon vb alet edavatlar takıldı ve başka birinin hayal meyal 'şimdi seni uyutucam,sonra uyanma odasına götürücem ordan da odana geçicez tamam mı?' dediğini hatırlıyorum.Sonra ''Aysel,Aysel iyi misin?' seslerini duyup gözlerimi aralamaya çalıştım ama fluuydu.Ameliyat esnasında gözlere krem gibi bir şey sürülüyor hem de narkozun etkisinden gözleri açamadım.Ben iyiyim dediğimde hadi odaya dendi.Sonra bir süre daha hatırlamıyorum. Üşümüşüm,elim falan uyuşmuş,gözlerim istem dışı ağlamış.Ama ben bunların hiç birini hatırlamıyorum.

Ameliyat sonrasında 2 saat hastanede yattıktan sonra taburcu oldum.Eve giderken gayet iyi ağrısız sızısız ve morluksuz gittim. Hatta arabaya ilk bindiğimde soluk tenimle selfie bile çektim :)

O ilk gece malesef zordu. Evet yıllarca tek burun yetersiz nefes almaya alışkındım ama hiç alamamak zordu.Narkozun etkisi,gözlerimi açamamam ,ağırlık, hafif baş ağrısı burunda zonklama tüm geceyi sabır çekmekle geçirtti.Yine şanslıydım ki nette tüm yerlerde gördüğüm tamponun 3 gün sonra alındığıydı ama benim ertesi gün alındı.

Tamponlarım da eski usul bildiğin sargı bezi.Mubarek küçücük deliğe o kadar uzun tampon nasıl sığdı aklım çıktı. Hatta ben tamponların sargı bezi/gazlı bez her ne deniyorsa olduğunu gördüğümde bir an önce kurtulmak istememe rağmen o an hiç gelmesin de istedim.İnternette okadar çok hurafe var ki... Ama çok net söyliyim hoorkk diye bir sesle saniyede çıkıyor. Acı yok sadece insanın içi çok tuhaf oluyor.Abartılacak hele korkulcak hiç bir şey yok.  Bu arada ilk gün sürekli soğuk kompres uygulaması yaptık ,ve ertesi gün gözlerimin buruna yakın iç kısmı mosmor ve şişti.Gözlerimi açıp bakamıyordum. Morluk ve şişlik kişinin cilt yapısına göre değişkenlik gösterebilen bir durum.Benim fazlaca malesef gözlerimde şişlik ve morluk vardı.Yani ameliyatın ikinci günü de tamponlardan kurtuldum ama şiş gözlerden kafamı kaldıramadım. Ağrı sızı eşiği 10 üzerinden 2 denecek kadar az.  2.günü de bu şekilde atlattım.

3.gün göz içlerimdeki şişlik ve morluk tüm gözlerimi kaplamıştı.Ama diğer günlere göre daha iyiydim.Hafif kanamalar,sızıntılar da devam etti ki bir hafta boyunca olması doğal karşılanıyordu. 3.gün de diğer günlerde olduğu gibi bolca yatıp istirahat ederek geçti.

4.gün gözlerimdeki morluk bildiğin mürdüm rengine dönüşmüş ama şişliği inmişti.Fakat şişlik sanki yanaklarıma şeker atmış da şişirmişim gibi yanaklarıma gelmişti :) Bu arada hiç bahsetmedim ama ilk 3 gün özellikle üst dudağımı hiç hissetmediğim gibi ağzımı da açamıyordum. Yemek yiyebilmek,çiğnemek fazlaca zordu.Enteresandır ilk 2 gün hiiç açlık da hissetmedim. 3.gün artık çorbadan bıkmış olucam ki biraz isyan ettim ama dayanılmayacak bir şey değildi.
Duşa girmek yüzünüzü ıslatmadığınız müddetçe serbest. Ben malesef gözlerimin şişliğinden anca 3.gün duşa girebildim.Saçlarımı da kuaförde yıkattım.

5-6. günler morluklarım ve şişliklerim aynı seviyedeydi.
7.gün çok şükür beni tanımayan kişinin yüzümün şişliklerini anlamayacak kadar indiğini görmek çok sevinçliydi ama morluklar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kendini mürdüm rengi far sanan göz kapaklarım ve sarı-yeşil gözaltlarım hala benimle.
8.gün dikişlerim ve burun üstü alçım alındı. Doktorum burnumun içini temizlediğinde aldığım nefesin hazzını anlatsam destan olur :) Sonra yine tıkandı tabi ama önceki tıkanıklığa göre daha seviyeliydi :) Zaman zaman açılıp nefes almama vesile olması da ufak çaplı mutluluğumdu.
31.12.2015 'e alçılarım çıkmasına rağmen  2 gün daha benimle kalacak bandajlarımla girdim. Halbuki makyaj yapıp yeni burnumla gülücükler saçacaktım :)


2 günlük sabırlı bekleyişin sonunda taa taam bandajları çıkarttım ve gülümsedim. Hala tamamıyla açılmış bir burun yoktu ama aynada gördüğüm ben,ben değildim :) Aslında ben az çok neyle karşılaşacağımı bildiğim için çabuk adapte oldum ama çevremdekilerin alışması biraz zaman aldı.
Bu arada üst dudağım hala biraz uyuşuk ama günden güne sanki iyileşme var gibi.


--------

Aradan tam 10 ay geçti , tüm ödemler burun içi yaralarım iyileşti. Daha sağlıklı nefes alabiliyorum ki özellikle gece uykularım çok daha rahatladı. Ama itiraf etmeliyim ki hala %100 lük derin nefeslerim yok. Dönüşümlü olarak kısa aralıklarla tıkanıyorlar.

Uzuunca lafın sonunda benden kıssadan hisse ne olur dersen ; korkma derim. Emin ol başın ağrıdığında ağrı kesicisine koşuyorsun ya onun onda biri kadar ağrı sızı yok. Ayrıca bu satıra kadar okuyup bu işkenceyi çekmişsen ameliyatı hayli hayli atlatırsın :)

Sağlıklı nefesler :)




LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...